Ah Bu Biz!

Merhabalar sevgili Bi’mola okurları

İkinci yazımla sizlerleyim, bakalım yazının sonuna kadar neler ekleyip çıkartacağım zira bana pek parlak gelen düşünceler, yazıya geçirilince bütün ışıltısını yitiriyor. Bazen de basmakalıp görünüyor belki bana öyle geliyor ama silme zahmetine de katlanmıyorum, sonuçta benim zihnimde belirmiş doğrusuyla, yanlışıyla, haklılığıyla, haksızlılığıyla…

Giriş cümlemizi de yazdığımıza göre artık sadede gelelim istiyorum. Bugün konumuz Milli Takım olsun istedim.  Uzun zamandır Milli oyuncularımız eleştiri yağmuruna tutuluyor adeta, e zaten bizim huyumuz değil mi bir maç ile zirveye çıkarıp, bir maç ile dibi göstermek hal böyle olunca oyunculara gereksiz beklenti yüklememek en sağlıklısı olsa gerek. Bakınız Eczacıbaşı’da Hande-Thompson-Fatma derken beklenti yüklemediğimiz Saliha formayı kapmak üzere ama biz yine rahat durmayız bir kılıf uydururuz ona da.

Bu sene pandemi döneminden mütevellit Olimpiyatlar iptal edildi ve sabırsızlıkla hepimiz olimpiyat oyunlarını bekliyoruz, beklerken de doğal olarak kadrolar kuruyoruz, bu süreçte  voleybolseverler tarafından tartışılan benim de ikilemde kaldığım konu: Bu sezon formda olan ama milli takım tecrübesi olmayan isimler mi olimpiyata gitmeli yoksa elemeleri şampiyon olarak tamamlayan mevcut kadro mu? İkilemde kaldım dedim ama düşününce net bir sonuca vardım: Elemeleri şampiyon olarak tamamlayan oyuncuların gitmesi taraftarıyım. Bu sene performansları ile adından söz ettiren isimlerin de VNL ve Olimpiyattan sonra girmemiz gereken yeni oluşumun içinde olmaları kanaatindeyim.

Mevcut kadromuzun biraz da gereksiz eleştiri yağmuruna tutulduğunu düşünüyorum.  Guidetti’nin sisteminden bahsetmiyorum ama milli takım oyuncularımız belli bir sisteme bağlı, bunu biraz daha açmam gerekirse yani hepsinin belli bir görevi var, Şeyma şu an için en çok eleştirilen isimlerden olduğu için onu ele almak istiyorum. Bu olimpiyatlar için kadroda olmalı ama ilerisi için bir değişim gerektiğinin ben de farkındayım. Kimse Şeyma’dan muhteşem bir hücum performansı beklemesin çünkü onun görevi de hem kulübünde hem Milli Takımda iyi servis atmak, iyi servis karşılamak, blokta iyi yer tutmak, az ve öz hücum etmek bu şekilde düşünürsek her iki taraf için de daha doğru olur. Geçmiş yıllarda sıkıntı çekmediğimiz bir durumdu iyi smaçörler yetişiyordu daha çok orta oyuncu pozisyonunda şu anki kadar zengin değildik. İlkinler, Saliha’lar ile birlikte eskisi gibi bir smaçör neslinin devamı konusunda umutlu olduğumu da belirtmem gerek. İlkin’ler Saliha’lar derken ben de bir beklenti oluşturdum mu acaba?!

Bir diğer eleştiri odağı isim Hande Baladın! Hande kulübünde servis karşılama odaklı az ve öz top mantığıyla oynuyor ama o bu durumdan hoşnut mu bilemedim ama sahaya yansıyan pek hoşnut olmadığı. Anlaşılan şu ki Hande Larson olmak istemiyor Neriman olmak istiyor! Bazı isimler milli forma altında çok başka oynuyor Hande’de bu isimlerden belki de hücum gücü onda olduğundan çok başka oynuyor yine dediğim duruma geliyor bu da. Şu an için servis karşılaması daha gelişmiş ama hücumda etkisini yitiren, fazlasıyla hata yapan bir Hande var ama hücum gücü olmayan Hande Hande değildir! Bu da unutulmamalı.

E Hande istediği sorumluluğu alamıyor hücumda etkisiz, Şeyma hücum da yok,  Meliha tekli blokları zor geçiyor, Fatma yedek, e bu VNL değil koskoca Olimpiyatlar! Herkes  4 senelik emek veriyor, özel olarak çalışmalar yapılıyor Voleybolun Nirvanası!  Grubumuzda zorlu!  E biz ne yapacağız? Daha buradan birçok olumsuzluk çıkartabilirim size, uzun zamandır voleybolseverlerin ağzında bu cümleler dolaşıyor, herkesin aklını kurcalıyor bu sorular amma velakin biz rahat olalım dedim ya bazı oyuncular milli forma altında çok başka oynuyorlar diye , bu isimler de nerede, ne yapacaklarını iyi bilirler. O Milli formayı giyince, bir de o atmosferi tadınca hepsi yüreklerini ortaya koyar, esip gürlerler bize de gururlanarak izlemek düşer…

TBTVOLLEY

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: