TEMEL KURAL : HÜCUM SAVUNMAYLA BAŞLAR

 

 

Öncelikle kendi adıma Galatasaray HDI Sigorta ve Eczacıbaşı Vitra’ya sezonun en güzel maçını izlettirdikleri için teşekkürler.

Adına yakışır bir maç izleyebildim bu sezon nihayet. Darısı Vakıfbank – Fenerbahçe maçına …

Maçtan önce Eczacıbașı her halde çoğumuzun favorisiydi.

Çünkü Galatasaray geçen sezon sonu başladığı duraklama ve aşağı doğru inme dönemine devam ederken, Eczacıbașı uzun yıllar sonra yaş ortalaması bu genç kadrosu ile ligin zirvesindeydi.

Skorda bir yanda Alesia diğer yanda Tijana atışmasını izledik. Filenin üstünde iki pasör çaprazı da takımlarına verebilecekleri en üst katkıyı verdiler.

Maçın istatistiklerine bakınca iki takım da birbirine yakındı.

Amma ve lakin demiştim ya istatistik her şey değil!

Savunmada Gizem ve Güldeniz harika işler yaptılar. Eczacıbașı’da servis karşılamada değil ama manşette, dublajda Simge üç kişilik oynamak durumunda kaldı. Galatasaray maçı da filenin üstünden önce, pasörlerine çok daha iyi toplar getiren Güldeniz ve Gizem’le çözerken Motta Saliha ya da Fatma hamlesini düşünmedi. Fatma oyuna girse de uzun süre oyunda kalamayınca iki pasörü de topların %80’ninde Boskovic’i bulmak zorunda kaldı.

Oysa Eczacıbașı’da sorun skor değildi, manşetlerden gelen topların pasörlere gidemediğiydi.

Simge’nin defansı, Boskovic’in hücumlarının değer kazanması için Simge’nin alanını servisler dışında daraltacak Saliha & Fatma ikilisinden biri ile hem pasör daha rahatlar hem de Boskovic daha az top aldığı için daha az yorulur ve kritik yerlerde o hataların yarısını bile yapmayabilirdi.

Galatasaray ise oyunu doğru oynadı. İlk set Ataman Güneyligil biraz yine macera arayıp çoklu oyuncu değiştirip, girenleri sahada biraz tutsa da diğer setlerde bunu yavaş yavaş azaltınca maçı da kazanan taraf oldu.

Bunda belki takıma yeni gelen Kosheleva’nın tam olarak hazır olmaması da etkili olmuştur. Ama iyi gidiyorsa sahadaki işler arada el frenini çekmeye gerek yok. Rakip buna izin verecek bir rakip değil çünkü. Açık ara öndeyken bi de bakarsınız rakibiniz set sayısını atıyor.

Ve akşamki maçta Galatasaray, Güldeniz – Kosheleva – Gizem gibi takımı toparlayacak, ateşleyecek, motivasyon olarak ayakta tutacak oyunculara sahipken, Eczacıbașı’da takıma ablalık yapacak oyuncu yoktu. Simge o kadar çok her yere yetişmek zorunda kaldığı, Boskovic her topun onu bulacağını bildiği için ayrıca takımı psikolojik olarak yönlendirmeye zamanları kalmadı.

Kosheleva enerjisiyle belli ki Galatasaray’a çok şey katacak ve hep eleştirdiğimiz Galatasaray yerine dün akşamkinin aynısı olmasa da ona yakın bir Galatasaray’ın bundan sonra olması herkese keyif verecek.

Eczacıbașı zaman içinde birlikte oynadıkça çok daha keyif veren bir takım olacak ama Jordan – Hande – Fatma – Saliha dörtlüsünden o anda hangi ikisinin daha çok oyunda olmasını çözerse.

Voleybolda temel kural : Hücum savunmayla başlar ise, sadece servislere değil manşete, dublaja da gidecek bir Güldeniz’in de varsa Galatasaray’da olduğu gibi hücum savunmayla başlıyor. Öte yandan Eczacıbaşı’da bunu yapacak Fatma ile Saliha varken özellikle derbi maçlarda kenarda bekletilmeleri Eczacıbașı’ nın puan kaybetmeye devam etmesini sağlayabilir. O tür smaçörler 5 setlik maçlarda bile belki 7-10 arası sayılarda kalıyor ama topun daha az kendi zeminine değmesini sağladıkları için hücum yükü bir oyuncu yerine köşeler ve ortalara da dağılmış oluyor.

#biyorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: